TL;DR; RSS abonelerinizi sevin. Onlar candır.

Öncelikle RSS nedir bununla başlamak istiyorum.

RSS Nedir?

RSS, genellikle haber sağlayıcıları, bloglar ve podcastlar tarafından kullanılan, yeni eklenen içeriğin kolaylıkla takip edilmesini sağlayan bir web sayfası akışıdır. Kullandığı dosya biçimleri .rss ve .xml'dir.

Şu an okuduğunuz bu içerik sizin için gayet kolay okunur olabilir. Ancak bilgisayarlar için bu böyle değildir. (en azından eskiden değildi.) RSS içeriklerin bilgisayarlar tarafında daha kolay anlaşılabilir olmasını sağlamak için 15 Mart 1999 yılında ortaya atılmış bir formattır.

Peki Yıl Olmuş 2020. Hala RSS Gerekli Mi?

Bu sorunun cevabı bence ikiye ayrılabilir. Hem gerekli hem gereksiz diyebiliriz.

Ben kişisel olarak SEO amaçlı kullanımının bir etkisinin kaldığını düşünmüyorum. Ancak hala RSS akışlarına abone olan ve sevdiği, beğendiği içerikleri/yazarları RSS yoluyla takip eden oldukça büyük bir kemik kitle var. Bu kemik kitle sizi arama motorları yoluyla işi düştüğünde bulmaz, onlar zaten oradadır ve yazdığınız her içeriği sabah kahvaltısı sırasında, yolda, otobüste, metrobüste açıp okurlar. Arama motorlarında üst sıralarda yer almıyor olmanız, sosyal medyada tapılan biri olup/olmamanız bu okurlarınız için hiç fark etmez. Onlar zaten sizdeki cevheri görmüş ve RSS akışınıza abone olmuşlardır. Daha ne yapsınlar.

Botlar Başımıza Bela

Evet RSS dünyası da günlük güneşlik değil maalesef. Yazdığınız yazının, siz arkanıza yaslanıp okumadan kopyalanıp başka yerlerde yayınlanma olasılığı çok yüksek. Bu sebepten dolayı RSS akışlarını kaldıran birçok kişi tanıyorum. RSS akışları bilgisayarlar tarafından çok kolay okunabilen bir standart olduğundan içeriğinizin botlar tarafından kopyalanma olasılığı çok yüksek.

Sonuç??

Sonuç olarak artı ve eksilerini değerlendirip hitap ettiğimiz kitleye göre karar vermeliyiz. Kişisel fikrim zaten yazım kopyalanıyorsa her türlü kopyalanır. Ayrıca içeriğimin kopyalanması kaliteli yazılar yazıyorum demektir bana göre.